ne gözyaşının adabı
ne vicdanın ırkı
ne hoşgörünün dili
ne de ağlamanın dini
ne acının memleketi
ne sevginin mezhebi
gümüş
o güzel bakışında saklı
altın, gamzende parıldıyor
pırlantayı
yakıştırmışsın yüreğine
duruşunla
murdar oldu
bunca emek
bunca çaba
ve direnç
bunca birikim
iç didişmesi
emek vermeyen
terlemeyen
tırnaklarla kazınarak
zar zor
edinilenin değerini bilemez
hazıra konan
sakalımızın uzamasına
yüzümüzün asıklığına
mizacımızın sertliğine
giyimimizin pejmürdeliğine
aldanma sakın ha
yüreğimizin mertliğine
akıp kokmayan
etliye sūtlüye karışmayan
kabuğuna çekilmiş
pısırık
korkak
içine kapanık
değişimin manifestosu yazıldı
eski çamlar
bardak oldu
köprünün altından
çok sular aktı
güneş eskisi kadar parlak
ilim ve fen ilerledi
teknoloji gelişti
ayni insan
ayni yeryüzü
ayni şiddet
ayni zulüm
madem bu memlekette
sevgisizlik
hükmünü sürdürüyor
kalkın gidelim
bu ellerden
ya da direnelim
sokakları arşınlarken
delibaş halimle
ve gökte ararken
yerde buldum seni
o titrek
ürkek sevgin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!