savaştan
bombadan
ne kalır geriye
yanan oyuncaklar
acılar
onulmaz yaralar
hayatta
Neşet ustadan
yanık
içimize işleyen
başımızı döndüren
“yalan dünya” türküsünün
dere gider
kum kalır
biçim gider
öz kalır
sahte gider
gerçek kalır
mutlu olmak çok kolay
bu dünyada
işimizi yapıyor
karnımız tok
sırtımız pek
sağlığımız yerinde
nasıl geçti fark edemedim
kendimle bile ilgilenemedim
silemedim buğulu gözlerini
neler yaşadım
bir şey anlamadım
bu hayatta
canım insanlık;
haşmetli bakışların
iki dudak arasından fırlayan
dokuz milimetre çapta kurşunun
“kıpırdama yakarım” edası
ağır abi modunda
eksikliğin tamamlanmıyor
yüreğim almıyor
ve boşluğun dolmuyor
yokluğun
koymaya başladı
nerede kaldın
senin suçun değil
belki eksikliğin
zorluklardaki direncimi
sevme yetimi
yaşama dair umudumu
inadına
gönlüme kuş girmiş de
çırpınır durur yüreğim
sis çökmüş adeta
göğüs boşluğuma
göz gözü görmez
kanım donar
hüznü, mutlulukla
acıyı, sevinçle harmanlayan
içselleştirdiklerini
hamuruyla yoğuran
anlamsız geleni kavramlaştıran
sevgiyi çoğaltan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!