daha geceden ay kuşatmada
güneş tutuklu bugün
bulutlar esaret altında
oysa,
bir gülüşün yetecek
dağılmasına efkarın
sevdan
yüreğimi terk ettiğinde
ümitsizliğim artar
öksüz kalırım
gözlerim kapanır usulce
ve tat vermez
zor zamanlarımın sığınağı
güvenli limanım
anadan üryan sırılsıklamlığım
tahterevalli duygularımda
giderek uzaklaştığın
dönüp bakmadığın
yüzünde ışıldayan
o mavi gökyüzünü
derinliğine hüznünü
eflatun gülüşlerini
yalınlığını ve dostluğunla
yüreğinde açan
ölüm kusan silahların
kanlı-bıçaklı zamanların
vadilerinden, dağlarına
ovalarından, tarlalarına
mahmur gözlerle
ektik barışı
fani dünyada
ölüm mutlaksa
ki öyle
bunca kırıp dökmeye
öfkeye
böyle kine
Sahip çıkmazsak eğer
Ne ses
Ne nefes
Ne bir tas çorba veren
Hasbıhal eden
Ne irdeleyen
Kendi doğrularında kalıp
Seçeneklerinle yaşamalısın
Ne yağmura kızıp
Perdeni kapatacaksın
Ne mazeretlere sığınıp
Başkasını suçlayacaksın
her çağırdığında
iğne üstünde otururum
eğreti
ve midem ağzımda
Ocak 2019
pelür kağıdının
karbon konmuş nüshalı
duyguları hakim olur
eğreti hayata
okunaksız
delik deşik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!