bu şehir
en çok
çıkmazlarımın sokakları
ve ne yana gitsem
nasıl düşünsem
ne yapsam
saçma sapan
inanışların
korkuların
esiri olduk yıllarca
duygularımız sapıttı
kendimizi
okullar, sınav salonları
koridorlar
yollar, bahçeler, parklar
her yer mavi bereli askerdi
bir de gece baskınları
yurtlarımızda asker kalıyordu
civa gibiydik
kabına sığmayan
ateşimiz
bir ucundan
tutuşturacak cinsten
tuttuğunu koparacak
kendi ellerimizle konuşlandırdığımız
tahterevallinin
bir tarafında
çatışma ve savaş
öbür yanında
göç, açlık,perişanlık
bir fırt çekildiğinde
zehirle buluşmasında
bayram edenini görmedim
başı dumanlı
her seferinde ah eden
isyanını belli etmeyen
uzun yolda
ıssız dağ başında
aracın lastiğinin patlaması
günün birinde
aniden duygu merkezinin
kuvvetli alarm vermesi
kişisel tercihler
yönelimler
eğilimler
istemler
beklentiler
karşılık bulduğunda
dar tutma yüreğini
bırak
sert esen yellere
alsın götürsün
Gavur dağlarından öteye
Fırat’ın doğusuyla
inançsızlık
güvensizlik
sevgisizlik egemense
hele bir de
saygı
ve vicdan yoksa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!