Ebedi savaşın yılmaz neferi,
Silahı kalemdi, imanı İslam.
Hayatı boyunca sürdü seferi,
Aklına gelmedi ne korku ne gam.
Türkün öz evladı, Türk’e sevdalı,
Aşkından bir nebze ödün vermedi.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Gazeteci-yazar sn.Necdet Sevinç'e yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun........sizin de duyarlı yüreğinizi, güçlü kaleminizi kutluluyorum....saygılarımla.....Saniye Sarsılmaz
Ölüm
(İrfan Ülkü’nün aziz hatırasına)
Her ölüm bir parça götürür benden
Kimi umutlarımı, kimi uzvumu
Azrail meleği alır elimden
Varlığı kuvvetim kadim dostumu.
Bir salâ verilir yanık seslerle
Bir çığlıktır kopar kiminmiş diye
Ellerim çaresiz düşer göğsüme
Mezara ben girer ölürüm sanki
Cenaze namazım kıldırır hoca
Er kişi dey ipte başlatır hoca
Helallik dilenir ruhuma hoca
Mezara ben girer ölürüm sanki
Dostlarım üstüme toprak atarlar
Yorganım yastığım kalın tutarlar
Fatiha, Yasinler ikram yaparlar
Mezara ben girer ölürüm sanki
Dostların mekânı yol oldu bize
Azeri toprağı yurt oldu bize
İrfan Ülkü dostla yığıldım yere
Mezara ben girip ölürüm sanki
Akbaş’ım zor imiş dostun ölümü
Gö ekinin toprak ile düğünü
Vatan için harcamıştı ömrünü
İrfan’la uçmağa ben vardım sanki
Yaşar Akbaş
Necdet agabeyi lise yıllarında eserlerinden tanımıştık...Yazarını kurşunlatan yazılar,Ajan okulları gibi kitaplarından.....Bire bir tanışmak kismet oldu çok şükür....Antep'in yiğitliği yereğinde ve davasında fazlasıyla vardı..bu şiirde sutun arkadaşına yazılmıştı.....
'Yazarını Kurşunlatan Yazılar'la tanıdığım büyük dava adamının ayrılışı sessiz oldu..mekanı cennet olsun..yüreginize sağlık üstadım..
rabbim vatan ugruna ölen sehitlerimize rahmet eyleyim geride kalnlara ise sabri celiller versin güzel ifade etmisiniz teprik ederim
Candan kutluyor,
tebrikler ediyorum
Mehmet bey.
Selam ve muhabbetle...
YÜREĞİNE SAĞLIK DEĞERLİ DOSTUM HERİKA DİZELER Kalemin daim olsun
Allah rahmet eylesin üstadım..Vefalı dostları bir şiirle hatırlamak hatırlatmak bir erdemliktir..10 puan gümüşhaneden eserinize
Anlamlı güzel bir çalışma yüreğinize sağlık tebrikler
Mehmet bey. sevgi ve selamlarimla tam puan panonuzda
kutlarım tam puanla böyle kaç vefalı dost var arkamızda. Allah rahmet eylesin. inançları fikirleri eminim ışık tutmuştur bir çok genç yüreğe.
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta