Bazen ya da daha doğrusu şu günlerde fırsat buldukca zamanımı yağmur damlalarının istanbul' la buluştuğu zamana şahid olabilmek için pencere kenarında boşluğa bakarak geçiriyorum. Islanan çiçekler, başını eğmemek için sağanakla mücadele eden yapraklar, varlığından insanları haberdar etmek için çırpınan taşlar, caddelerde gezinen kırık düşler, geçmiş zaman, gelecek zaman, acı, mutlu ve her türlü mazinin sokakta dansına takılıyor gözlerim. Sökülüyor ferimden bir parça ve hüzün doluyor gözbebeklerime.
Ah çocukluğum, dizleri yamalı, burnu akmış, eli çamurlu, dili peltek, yokuşlarda düşe kalka geçen bir hayat. Elma şekerine olan hasretliğim şimdi dizboyu. Ya sevdalarım, çocukluğumun en masumane yaşattığı sevdam, tebessüm ettirsede bana, hala düşlerine daldığım ve soluduğum havasında hiç uyanmak istemediğim bir zamanın en acı vakti.
Yağmur yağıyor.
Başım ağrıyor.
Saçım ağırıyor.
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta