Mâziyi çalarken vefâsız hiçe,
Evhamlı bu çile sende kaybolur.
Zifirî ayazda geçiyor gece,
O kırmızıları giy gel, ne olur.
Nurdan mı ellerin uzun ipince?
Kara gözlerinin dalıp içine,
Bir lahza aklına gelip düşünce,
Koş bana delice, yel ol ne olur.
Mâziden mâtemli hüsranın mı var?
Hasret girdâbında fermanın mı var?
Bendeki yaraya dermanın mı var?
Yağmur gibi düşte sel ol, ne olur.
Sevip başkasını yol edeceksen,
Sana bu aşkımı pul edeceksen,
Beni hep kendine kul edeceksen,
Vedâ edip aşka el ol, ne olur.
Gelirdin aklıma, sende pişerdim,
Kara gözlerine yanar içerdim,
Kaderime küskün güler geçerdim,
Efsunlu hâlime nur ol, ne olur.
Hicrân ki sineme sinerek kondu,
Tükendi seneler, vâdeler doldu.
Geçti şu gençliğim, bir heder oldu,
Lâl olmuş hislere dil ol, ne olur.
Sensiz kalmaktansa âlemler yansın,
Vuslat için kalbim, yürek dayansın,
O mağmur gözlerin bana uyansın,
Bir can için aşka gül ol, ne olur.
Huzur ver ey yüce Yaratan Kudret.
Sıra dağlar gibi içimdeki dert.
O kara kaşları bende bir hasret,
İnceden bir perde, tül ol, ne olur.
Ey vefâsız, ben ki kayboldum sende,
Katran gecelerde geçerken meyde,
Tüketmek de varmış ömrü elinde,
Aşk "od"unda yanan kül ol, ne olur.
Kayıt Tarihi : 23.02.2017 17:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!