Ne kadar uzun zaman oldu?
Kalemin köleliğinden kendi hayatımın efendiliğine terfi ettim ve böylece ne kadar çok alçaldım, düştüm… Söz’den başka kaygısı olmayan, Söz’den ziyade fikir taşımayan ve Söz dışında bir şeye ihtiyaç duymayan ben, bugün artık sanat-ı kelâmın gafillerinden oldum.
Hayatı mısra mısra okumak ve yazmak varken; satır satır yaşamaya mecbur kaldığımdan beri ne üzerime üzerime gelen duvarlardan, ne karşısında duvar gibi tepkisiz kaldığım sahnelerden dem vurdum. Ne anlık duygusal iniş-çıkışları andım, ne de ansız ve yersiz düşünceleri..
Doğrudan, gelişi güzel, tabiri caizse bodoslama yaşadığım hayatın renkleri hayaller, rüyalar, hisler ve fikirlerdi. Şimdiyse siyah beyazdan ibaret hayatımın, ıstırap renkli hislerini ve gözyaşı renkli rüyalarını bile özledim. Çekilecek bir manevî çilem olsaydı da kana kana ve kanaya kanaya çekseydim!
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta