İnsanı insanca sevmek gerekir,
Diline dinine bakmak ne diye?
Kendini görmekse yansıyan camda,
Şekle, fıtratına bakmak ne diye?
Yaratıldık etten kemikten canla,
İnsan evvellinden kardeştir kanla,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




mana,ahenk,ritim,kurgu hepsi yerli yerinde...
şiir...serapa şiir...tebrikler...
Değerli kardeşim yüreğine sağlık.Mükemmel bir şir olmuş. Herkes senin gibi düşünse bu dünyda Kur ile kuzu bir ararda yürür. Tüm güzellikler senin ve ailenin üzerine olsun. Selam vesevgilerile.
İnsanı insanca sevmek gerekir,
Diline dinine bakmak ne diye?
Kendini görmekse yansıyan camda,
Şekle, fıtratına bakmak ne diye?
...inanç önemlidir ama herkes için herkezin birbirine saygılı olması gerekir..birbirimizi olduğu gibi kabül eder anlayış gösterirsek doğru yolu buluyoruz demektir...Mehmet Karlı
Bu şiiri okudukça Yunus Emrnin Söylediği söz ne kadar güncel e güzelmiş.
Ali YURTSEVEN (Secret)
ne güzel bir anlatım...soruyoruz ne diye ? saygımla
güzel sözler kutluyorum sizi sevgiyle kalın.
hocam saygilar zaman olmadigindan cok gec aldim mesajinizi siirinizi severek okudum okuyacagimda.saygilar
Kutluyorum şairi.
Selamlar
Can kardeşim demircan;
Şiirindeki konu ve 'hakikat' sevdanızdan ötürü sizi kutluyorum. Şiirde uyak ve kafiyeye de önem verebilseniz çok güzel olacak.. Gene de bu ışıklı yolda yeni çalışmalarınızı merakla bekleyeceğim. Saygılar...
İnsanı insanca sevmek gerekir,
...........................................,
...........................................,
Mükemmel bir arzu, Mevlanaların, Hacıbektaşların, Hacı Bayramilerin, Yunusların da istediği bu. Daha doğrusu Allahın istediği bu. Yaradılanı hoş gör yaradandan ötürü. Sanki yaradan yanlış yaratmış, sen haşa ona akıl ve izan vererek yol göstereceksin, onu beğenmiyeceksin, bunu beğenmiyeceksin, cüz i aklın ve zihnin ile külli akla ve ihataya sen kavrayış sunacaksın. Bu şiir bana bunları söylüyor, ne güzel. Bunun aksine ne denir bilmem ki. Bir inançta takılıp kalmak, insanı aşağıların aşağısına indirir. Ama en son inançla hepisini kucaklamak, baştan sona, tümünü birden tevhit etmek İNSANI insan ötesine sıçratır. Mekansızlığa, Dinden içeri, kemala yükseltir. Yolun açık, Allah yar ve yardımcın olsun (bu şiirdeki bu zihniyet, bu bakış açısı zaten insanın yolunu açık eder) . Saygılar, sevgiler, selamlar.
Bu şiir ile ilgili 40 tane yorum bulunmakta