Allah’ın rahmetle baktığı şehir
Alttan görüntüsü hayretlik verir
Daracık sokakları gezilir bir bir
Anlatılmaz bir şehir nazlı yar Mardin
Huzurlu geçer günün her anı
Hoşgörü ve barış sarmış dört bir yanı
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




medeniyetler beşiğine selam dizelere tebrik
on puanla kutluyorum
Güzel şairim Atalay..
Paylaşım için çok çok
teşekkürler.
Ben göremedim kısmet olmadı
ama çok istemiştim.
neyse güzel yazmışsınız
ve ben de çok beğendim.
Candan tebrik eder selamlarımı
sunarım.
sevgili kardeşim,
mardini zaten görmüştüm, bu şiirle daha birçok özelliklerini öğrenmiş oldum...daha önce yazdığım bir mardin şiiriyle şiirine destek veriyorum...
Mardin ili, bir tepenin başında,
Gözüm kaldı duvarında taşında.
Herkes kendi, ekmeğinde aşında,
Bir kez olsun, siz de görün Mardin'i
Bir çay bahçesinden, baktım ovaya,
Uçsuz bucaksız, Mezopotamya'ya.
Hayran kaldım, tepedeki kayaya,
Bir kez olsun, gidin görün Mardin'i.
Şehrin sokakları, oldukça dardır,
Yaz gelince, her yer ateştir hardır.
Mardin'de en güzel mevsim bahardır,
Bir kez olsun, siz de görün Mardin'i.
Nakkaşlar taşları, ne güzel oymuş,
Çok güzel, estetik motifler koymuş.
Motifler yapıya, ne güzel uymuş,
Bir kez olsun, gidin görün Mardin'i.
Meşhurdur, Mardin'in badem şekeri,
Çerezcilik varmış, eskiden beri.
Çok güzeldir, şu Mardin'in evleri,
Bir kez olsun, siz de görün Mardin'i.
Uzaktan görünür, Mardin kalesi,
Görülmeye değer, şehir müzesi.
Yanında, Hatuniye medresesi,
Bir kez olsun, gidin görün Mardin'i.
mardine selam dizelere tebrik
Değerlendirmeleriniz için çok teşekkür ederim değerli büyüklerim ..
Yakın zamanda görmeye geleceğim Mardin'i.Şiirdeki görünürlükleriyle gerçeği arasında ne gibi benzerlikleri olabilir acaba? Merak duygusu işte.
Ama gezip görmeyi çok arzuladığım kadim kentlerden biri olagelmiştir bu kent...Artuk Bey kahvesini içiyorum içmesine de. Orada daha da ayrık keyifle içilir sanıyorum.
Şiiri çok güzeldi,çok sahici idi Değerli ALTAY'ın.
Nice şiirleirnde buluşmayı dileyerek kutluyorum Genç Şair'i.
Erdemle.Selamlarımla.
Şiirinizi okuyunca Mardin i görmüş gibi oldum,yüreğine sağlık genç şairim.Tam puan.
Her düşünceye saygı duyan güzel yer
Bunu sade ben değil cümle alem der
Merak edene denir çık gel sende gör
Anlatılmaz bilirim nazlı yar Mardin..H.ÖZ
Bu güzel Mardin şiirinize bir dörtlük ile eşlik etmek diledim, çünkü ben de oranın ekmeğini yedim suyunu içtim dar ama temiz sokaklarında gezdim, Güzeldi tebrikler başarı dileklerimle tam puan diyorum. Şen ve esen kalınız daha nicelerine diyorum.
Şiirin hak ettiği ödülü almış genç şairim.
Bize de tebrik etmek düşer.
Bu şiir ile ilgili 13 tane yorum bulunmakta