Bir gelin tanıdım
Henüz çiçeği burnunda
Koklanmamış bir gonca idi gül-i zârda
Mahzunca salınırken hazan yeli
Bakışları hülyalı geceler misali...
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Bu güzel gelinin hikayesini kıyısından köşesinden bilenlerdenim, öylesine çoklar ki zaten kara bahtlı toprakların karabahtlı gelinleri, tabularla, törelerle kuşatılmış insanımız elbet bir gün birey olduğunu bedeninin yalnızca yaratıcı tarafından kendisine emanet edildiğini ve bir mal gibi alınıp satılamayacağını da öğrenecek bu ümitlerimiz gerçekleştiğinde belkide bundan sonra ki güzel gelinlerimiz yanaklarında güller açmış olarak sevdikleriyle beraber olacak, Ah Eylül hocam yine gönül telini titrettin benide böyle söylettin işte..Haydi kal sağlıcakla Karşıyakalı can kardeşim, selam ve sevgiyle.
Eski türk filmlerini hatırladım şiiri okurken, kutluyorum hocam...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta