Çocukluğumuz vardı
Ve olmayan bilyelerimiz.
Gazoz kapaklarında saklıydı sanki,
Neşemiz ve sevinçlerimiz.
Utanırdık yoksulluğumuzdan…
Yırtık bir ceket,
Dizleri yamalı pantolondan.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..



