Sinemdeki yaranın izlerini silerken
Kızgın ateşe tutup dağlamak nasip oldu
Tanrı’dan bundan böyle gülümsemek dilerken
Bin bir kahkaha atıp ağlamak nasip oldu
Bir gün olsun güvenip yaslanmadım ardıma
Çileyi sebep görüp hiç küsmedim yurduma
Çaresini bulmaya ramak kalan derdime
Türlü yeni dert katıp ağlamak nasip oldu
Felek takmış sırtıma görünmeyen kırk kanca
Ömür geçti ararken dört yapraklı bir yonca
Yıllar sonra bulduğum dostum ölmeden önce
Ayak ucunda yatıp ağlamak nasip oldu
Bu kadar kolay sanma katlanmak bu acıya
Anlatsam da sığmıyor artık on dört heceye
Her anı çok karanlık ay doğmayan geceye
Güneşten önce batıp ağlamak nasip oldu
Kıblem yine sevdaya usul usul dönerken
İnan mutluyum aşkı yeni baştan denerken
Şu intikam ateşi yüreğimde sönerken
Geceler boyu tütüp ağlamak nasip oldu
Arkadaşlarım gitti kaderimden sıkılıp
İçmeden sarhoş oldum sağa sola yıkılıp
Serçe gibi özgürken bir kafese tıkılıp
Baykuş misali ötüp ağlamak nasip oldu
Aynı o türkü gibi bağlanmışım saçına
Cehenneme razıyım ortak olsam suçuna
Cennetin minyatürü gözlerinin içine
Kendi kendimi itip ağlamak nasip oldu
Şiirbaz’ın elinden kalem neden düşmüyor
Kaç senedir yanar da neden hala pişmiyor
Tam da söyleyecektim gönlüm neden taşmıyor
Bu son mısrada bitip ağlamak nasip oldu…
-------------------------- 070120210217
Zeki Kaymakcı
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 20:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!