Evet kimbilir kaçıncı dinleyişim bu şarkıyı
gücüm yetene kadar
ama yetmeli yoksa daha mutlu olmadan
nasıl vazgeçerim herşeyden
olurmu hiç daha tanrının benim için
hazırladığı sürprizleri görmeden
nasıl vazgeçerim herşeyden
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ne olursa olsun hayat herşeye değer
nasıl vazgeçerim herşeyden.
evet haklısınız her şeye rağmen yaşamak güzel kalemine sağlık kutlarım muhabbetle
buda benimki
Seven Gönül Vaz mı Geçer
Seven gönül vaz mı geçer,
Söz dinlemez, söz mü geçer,
Hele dura dursun bahar,
Gülüm yarsız yaz mı geçer.
Sevdayınan yanar yürek,
İçin için kanar yürek,
Can-ı canan deyu deyu,
Anda anun anar yürek.
Feryat fiğan bülbül güle,
Günler aylar hele mele,
Güzler dura dursun hele,
Canan yarsız kış mı geçer,
Can öz canım düştü derde,
Elbet bir gün siyah perde,
Abdal olmuş deli gönül,
Arzı endam eder gökte.
13.11.2008 Perşembe
Bilal Özcan
Yalın bir şiiri daha okumanın hazzını tattıran bu şiirin şairesini tebrik ediyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim kalınız sağlıcakla
Nasıl Vazgeçerim Senden
Evet kimbilir kaçıncı dinleyişim bu şarkıyı
gücüm yetene kadar
ama yetmeli yoksa daha mutlu olmadan
nasıl vazgeçerim herşeyden
olurmu hiç daha tanrının benim için
hazırladığı sürprizleri görmeden
nasıl vazgeçerim herşeyden
daha seni yıllarca beklediğim seni görmeden
köpeğimiz karamelle göl kenarında gezmeden
nasıl vazgeçerim herşeyden
geçmem geçemem elbette
bu büyüde vazgeçilemeyecek okadar çok şey varki
ne olursa olsun hayat herşeye değer
nasıl vazgeçerim herşeyden.
Ayşegül Koçalioğlu
severek okudum. yüreğine saşlık kardeş
kendin gibi okunması çok kolay birisiniz.. siirelrle ve dualarla buluşalım..saglık ve afiyetle kal. ilahmınız artsın. bahtınız ve yolunuz açık olsun
süper kaleminiz daim olsun saygılarımla...
Şiirin adıyla,bitiş mısrası örtüşmüyor gibi, bana öyle geldi ama yanılmış da olabilirim..kusuruma bakmayın siz...saygılar..anlam bakımından elbette başarılı bir şiir...selam
Güzel bir çalışma kalemin dam olun zaten seven kalp söz dinlemez bir çocuk gibidir Onu yolundan vaz geçiremesin
TEBRİKLER YÜREĞİNE ELİNE SAĞLIK.
Nasıl Vazgeçerim Senden
Evet kimbilir kaçıncı dinleyişim bu şarkıyı
gücüm yetene kadar
ama yetmeli yoksa daha mutlu olmadan
nasıl vazgeçerim herşeyden
olurmu hiç daha tanrının benim için
hazırladığı sürprizleri görmeden
nasıl vazgeçerim herşeyden
daha seni yıllarca beklediğim seni görmeden
köpeğimiz karamelle göl kenarında gezmeden
nasıl vazgeçerim herşeyden
geçmem geçemem elbette
bu büyüde vazgeçilemeyecek okadar çok şey varki
ne olursa olsun hayat herşeye değer
nasıl vazgeçerim herşeyden.
Ayşegül Koçalioğlu
SAYGIDEĞER AYŞEGÜL HANIM ;
HAYATA VE OLAYLARA DAİR ÇOK GÜZEL BİR ÇALIŞMA OLMUŞ...SEVMEK VE HAYATTAN VE SEVGİLİDEN BEKLANEN O BEKLENTİLERİN VARLIĞI YAŞAMA AZMİNİ GÜÇLENDİRMİŞ...HAYATA TUTUNMAK ÜMİT VAR OLMAK DEĞİL MİDİR ZATEN YAİAMANIN ANLAMI..?..İNADINA HAYATI VE AŞKI SEVMEKTİR BİR NALAMDA MUTLULUK..HERGÜN YENİ ÜMİTLERLE DOĞMAK VE BAKMAKTIR HAYATA MUTLULUK..BİR ŞARKIDA DA OLSA MUTLU OLMAKTIR YAŞAMAK..
MUTLU OLAMA VE HAYATA ÜMİTLE BAKMA ADINA ŞİİRNİZİ BEĞENEREK OKUDUM..
KUTLARIM SEVGİ DOLU YÜREĞİNİZİ..TAM PUAN 100..AKÇAYDAN SELAM VE SAYGILARIMLA...İBRAHİM YILMAZ.
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta