Nasıl kıskanmayayım, şu muhabbet kuşunu?
Öyle özlüyorum ki; sıcacık âguşunu.
Hiç de isyan etmezdim, yaşasaydım kafesde
Sen ol yeter yanımda, mestim ben, her nefeste.
Asıl böyle tutsağım, el, kol, bağlı gurbette
Yangınlar yaşıyorum, çektiğim zor hasrette.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.



