Dikkat et, yürüme ha yol ortasından
Ya sağından yürü yolun, ya solundan
Çarpıp bir çalıya bindirirler oğlum
Sakin seyret sökülmesin pantolonun
Söküğünü pek fena dikerler oğlum
At gözlüklerini takıp takıştırıp
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




********* Evet Güzel dost çok güzel bir nasihat ama bunu anlayacak, dosta değer verecek dostlar nerde, sen nasihat etsende insanlar ufak bir menfaata satılır olmuşlar, fazlada çanını sıkma dostum, çok güzel dizelerdi kaminize sağlık Şiirlerinizi Ant aldım zamanla değerlendirmeler yapacağım Sağyğılarımla*********Aşık Korhani
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.Herşey güzel gidiyor, yürümeye devam, tebrikler.
Hiç Allah için atmamışsa yüreğin
Ya, yetim, fakir sarmamışsa ellerin
Emekte, ekmekte yoksa alın terin
Ruhsuz kralların gidişini bilirsin
Taş gibi heykelini dikerler oğlum
GÜZEL BİR NASİHAT ŞİİRİ OKUDUM SAYFANIZDAN ALLAH HER ŞEYİ GÖNLÜNÜZCEE V ERSİN TEBRİKLER HOCAM
SELAM VE DUA İLE
Hiç Allah için atmamışsa yüreğin
Ya, yetim, fakir sarmamışsa ellerin
Emekte, ekmekte yoksa alın terin
Ruhsuz kralların gidişini bilirsin
Taş gibi heykelini dikerler oğlum
Tam puan...TEBRiKLER:::
ALLAH orucu idrak eden tüm din kardeşlerimizi cennetin reyyan kapısından girmeyi nasip eylesin .
Huzurlu Ramazanlar diliyorum....
YAZAR SADECE YAZMALI, ÖTESİ OKUYUCUYA KALMIŞTIR......
KİM NEYİ NASIL ANLAMAK İSTİYORSA ÖYLE ANLAYABİLİR. FAKAT YAZARIN NEYİ KASTETTİĞİNİ SADECE YAZAR BİLMELİ......
SEVGİLERİMLE
harika kutlarım
okunması mutlak gerekli bir nasihat olmuş...teşekkürler hocam!!!
BU ŞİİRİMDE KİLİSE VE ÇAN SÖZCÜKLERİ DİN KASDEDİLEREK KULLANILMAMIŞTIR.EĞER BUNU YADIRGAYAN İNSANLARIN KİLİSE YA DA ÇANLA İLGİSİ VARSA ONLARDAN ÖZÜR DİLERİM.ANCAK BU KİŞİLER MÜSLÜMAN İSELER AYNI DUYARLILIĞI FİLİSTİNDE DOĞRANAN KADINLAR ,ÇOCUKLAR İÇİN,IRAK'TA ÖLDÜRÜLEN İNSANLAR İÇİN VE KARİKATÜRE EDİLEN PEYGAMBERİMİZ İÇİN GÖSTERİRLERSE SEVİNİRİZ Kİ, BİZ YERDEKİ DÜŞMAN BAYRAĞINI YERDEN KALDIRTAN BÜYÜK KARİZMA MUSTAFA KEMAL'İN TORUNLARIYIZ...SAYGILARIMLA...VELİ SAVAŞ '
Rumuz: NESTEREN SOKAĞI
Güzel bir şiir akışı ama çan bir dini simgeyse pek de
doğru kullanılmamış biraz alay sezdim demek zorundayım
Hiç Allah için atmamışsa yüreğin
Ya, yetim, fakir sarmamışsa ellerin
Emekte, ekmekte yoksa alın terin
Ruhsuz kralların gidişini bilirsin
Taş gibi heykelini dikerler oğlum
S
Ü
P
E
R
BAŞKA NE DEYİM.
TEBRİKLER AĞACAN.
SELAM VE DUA İLE.
Bu şiir ile ilgili 14 tane yorum bulunmakta