O zaman, çekiyorum adımlarımı istilacı bakışlarından...
Sevdiğim,
Sen geldin diye koşuyordum bunca yalnızlığı.
Bunca silueti, sen gittin diye eziyorum şimdi kafatasımda
Terke mahkum edilmiş bir kenttir yüreğim
Yüreğim, büyümeli şimdi yalnızlığın kara panjurlu damında.
Kadın ve adam oturuyorlardı
Uzakta beyaz dağlar vardı
Gara girmek üzereyken Barselona-Madrid treni
Kadın üzgündü, üzgündü, üzgündü
Adam düşündü, düşündü, düşündü
Devamını Oku
Uzakta beyaz dağlar vardı
Gara girmek üzereyken Barselona-Madrid treni
Kadın üzgündü, üzgündü, üzgündü
Adam düşündü, düşündü, düşündü




eyvallah...
saygılar...
ne zamandır ben de diyordum.
kulaklarımdan pas akıyor...
sessizliğin esvabıma tütün sarıyor, dilimde kamaşıyor yabancı yakınlığın.
sanıyorum ki ay'ı soyuyorum denizin yüzünden. kabuksuz bir yara zamanı akar sarı suyundan.
suyu kurur,
sarısı kahverengi olur.
Kaşındığında altından urbası çıkar ağustos'un, şubatın.
yaramda taşırdım nehirleri ben,
su seni bastı sonra,
sen sırra kademi...
ferhat dağı değil, şirini deldi yıllarca, bilmedi.
su, gürzünün ucuna değdi.
ıslandı paçaları.
boğazını yırttı çığlıkları
buldum! dedi.
kaybettiği şirin'di...
...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta