Ciğeri patlarcasına kır bir at, koşuyor heybesinde müjdelerle
Sehere uzanan yetim çığlıkları gibi; bir kervan, yol almış geceden
Sanki yırtarcasına iman tahtamı kirli pejmürdelerle
Düşlerime uyanan heyulalar birikmiş, taşıyor penceremden
Ceylan bakışı gibi ürkek mahcubiyetim ruhumun afakında
Kim bilir, sanki, muhakkak, affedecektir pişmanlığımı da var eden
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta