Namussuz kürsüde nutuklar atar
Yiğitler suskunca hüzne batar
Vatanı üç beş kuruşa satar
Haysiyet pazarda meze sayıldı
Kuzu postu giymiş sırtlan sürüsü
Boşaldı milletin akıl heybesi
Kesildi artık mazlumun sesi
Zulmün kırbacı tende duyuldu
Mukaddes değerler ayak altında
Yalanlar dönerken altın tahtında
Milletin o kara, kör talihinde
Umutlar bir bir ipe çekildi
Kalemler satılmış, diller prangalı
Düzenin charkları kandan kınalı
Bağrımız ezelden beri yaralı
Yaraya tuz değil, kezzap döküldü
Yeter bu sessizlik, yeter bu zillet!
Boğsun bu uykuyu artık bu millet
Damarda kaynayan o asil kudret
Zalimin uykusunu bölmeye geldi
Korkaklık pusağı bürümüş her yanı
Unuttun mu damarındaki o kanı?
Ya istiklal ya ölüm dedikodusu hani?
Korku kalesini yıkmaya geldi
Ne barış, ne uzlaşı, ne bir mütareke
Vatan düştü ise bin bir tehlike
Haine merhamet etmek melike
Zalimin boynunu vurmaya geldi
Yıkılsın saraylar, batsın bu devran
Türklüğün gücüyle kurulsun kervan
Verildi hükümler, kesildi ferman
Hesabı mahşerden almaya geldi
Gaflet uykusundan uyanır devler
Sarsılır temelden o sahte evler
Hakkın sillesini yiyince beyler
Zulmün saltanatı yere serildi
Feryatlar yükselir mazlum ahından
Kimse kaçamaz bu günün sabahından
Vazgeçtik artık can u cananından
Şahadet şerbeti bize verildi
Bayrak sancak bekler, toprak intikam
Bozulur kurulan o kirli makam
Yazılsın tarihe şu kutlu rakam
Diriliş müjdesi göğe gerildi
Eğilmez başımız, bükülmez bilek
Korkuya yer yok, dursa da yürek
Bu bozuk düzene son vermek gerek
Meydanlar yiğitçe geri alındı
Yansın bu meşale, sönmesin asla
Gönüller dolsun o mukaddes yasla
Al bayrak altında, omuz omuza
Vatanın bağrına mühür basıldı
Sabır taşı çatladı, kınından çıktı pusat
Haine dünyada artık her yer musallat
Yıkılsın bu köhne, bu kokuşmuş inşaat
Leş kargalarının rızkı kesildi
Sırtımızdan vuran o sinsi elleri
Kökünden koparın zehirli dilleri
Sussun artık o zilletin yelleri
İhanet urganı boyna asıldı
Yedi düvel gelse durmaz bu tufan
Vatan satanlara dar gelsin cihan
Ne bir af dilensin, ne de bir aman
Münafık postu narda kavruldu,
Gök girsin kızıl çıksın, ant olsun buna
Acımak yakışmaz soysuzun kanına
Kalmasın mazlumun ahı yanına
Zalimlerin bendi kökten devrildi
Ezanlar şahittir, yer gök inlesin
Gafil olan kalksın, cihan dinlesin
Türklüğe kefen biçenler inlesin
Kefenler yırtıldı, mezar deşildi
Korku nedir bilmez bu necip sülale
Güneş doğacak elbet, bitecek bu ihale
Hainin alnına sürülsün o kara lale
Zilletin defteri kökten dürüldü
Yalana dolanmış o kirli diller
Kırılsın vatanı satan o eller
Kopsun kıyamet, coşsun bu seller
Kalleşin kalesi bir bir yarıldı
Yılanın başını ezmedikçe biz
Silinmez bu alından o kara leziz
Vatan kutsaldır, sanmayın sahipsiz
İhanet sofrası yere çalındı
Kanla yazılmıştı bu kutlu yazı
Dinmez bağrımızdaki bu derin sızı
Vurulsun mührümüz, gelsin en bazı
Kısas hükmü artık hakla verildi
Soysuzun nesline meydan dar olsun
Vatanı satanlar hep bizar olsun
Yiğide bu toprak ebedi yar olsun
Zalimin dünyası başına yıkıldı
Gökten yağsa da ateş, dursa da zaman
Haine acımak artık en büyük güman
Dinsin bu fırtına, çöksün o duman
İntikam kılıcı kından sıyrıldı
Kurt uludu bir kez, titredi her yan
Sessiz yığınlardan fışkırdı volkan
Hesap sorulmadan durulmaz bu kan
Zalimin boynuna ilmek sarıldı
Yıkıldı o saraylar, söndü o ferler
Geri geldi artık o şanlı neferler
Müjdeler olsun, kazanıldı zaferler
İhanet charkı temelden kırıldı
Al kanla yıkansın bu kirli toprak
Dalgalansın göklerde en nazlı yaprak
Tarihe şan verdik, tertemiz bakarak
Vatanın makûs talihi yarıldı
Ve son söz söylendi, kesildi ferman:
"Türklüğe eş olsun ebedi devran!"
Diz çöktü önünde bütün bir cihan
Zulmün defteri mahşerde dürüldü
Kayıt Tarihi : 25.12.2025 12:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!