Vapurun üstünde, suya en yakın yerde durdum,
Denizin üstünde yürüyebileceğimi düşündüm.
Güneş köşesine çekilmek üzereydi,
Martılar koşuşuyordu vapurun ardından,
Ama sürüsünü koruyan köpekler gibi değil,
Sanki mahallesine ilk defa araba gelen,
Küçük çocuklar gibi.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



