Gecelerimiz, kabus dolu gecelerimiz…
Göz yaşları ile uykuya daldığımız,
Serimizi sarhoş eden gecelerimiz…
Bizi yalnızlığımız ile baş başa bırakan gecelerimiz…
Yorgun bir günü,yorgun bir geceye bırakan gecelerimiz…
Uykusuz gecelerimizde bir sese aç,
Ben med-cezir zamanlarında sürüklenen çakıl taşıyım
Al beni götür bu kumsaldan sevgili deniz
Sürükle başka kumsallara taşı
Git gellerinin arasında dalgaların ninni söylesin kulağıma
Yosunlarımı kopar at en derinlerine sakla
Sonra usulca bırak bir sahile
Biliyorum kanayacak,
Kaldırıyorum yaralarımın kabuklarını
Nasırlaşmış acıtmıyor yanındaki dokularımı
Kaldırılmalı, çirkin, kalın, kaba kabuklu yaralar
İyileşmeli artık tüm eski yaralar
Soyut imgelerimle şekil bulup,
Düşlerimde büyüttüğüm
Arzularım ve sevgilerimin yoğunluğu ile
Yavaş yavaş erittiğim
Biliyordum bu yük ağırdı senin için
Duyamadım ah…! feryatlarını
Göremedim büyük umutlarını
Bilemedim yalnızlığının azametini
Sessiz çığlıklarla içine kapanıp ağlamalarını
Unuttum be küçüğüm…! anne demelerini
Ben özgürlüğüm için sevilmedim
Özgürlüğüm için terketti sevgilim beni
Özgürlüğüm için kaybettim neyim varsa
Özgürlüğüm için kelepçe taktılar bileklerime
Ben bu yüzden bu şarkıyı dinliyorum
Adı özgürlük...
Ahşap oymalı bir çekmecenin gözünde
Babaanne kokulu mendillerim…
Babaanne derim de kokusunu içime
Doya doya çekemedim
Ne onun ömrü yetti torunlarının muradını görmeye
Ne de ben yetiştirebildim ona
Sevdiğimdin kaderimdin
En güzel duam,sen hep benimdin
Söyle sevgili söyle
Neden terkedip gittin...
Hani sevdiğindim,kaderindim
Gönül penceremde bir gül soldu bu gece
Sokağım sessiz; çıt yok bu gece
Hafif bir sis caddeler ıssız
Yine sensiz ben kimsesiz bu gece
Düşüme gel,düşünme gel,elimi tut,yüreğim senin
Kara bulanık sular kaynıyor
Yine kara isli kazanlarda
Bizi kemiren güveler kaynıyor
Rahat uyuduğumuzu sandığımız yataklarımızda
Memleketimde ne oyunlar dönüyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!