Nağmelere Sığmayan Anadolum

Nağmelere Sığmayan Anadolum

Kopuk kopuk bir yanımız Anadolum.
Bir yanımız uçurumda
Kaktüsler büyür her yanımızda.
Güneşi özleyen pervaneleriyiz sevgimizin.

Karanfil mi kokar gençliğimiz değil.
Söylenmemiş bir yanımız.
Ağaç ağaç kesilmişiz anlamazlar.
Gölgelerin görünmezlerine algılar eklemişiz.

Bilemezsin kör kuyulardan geldim.
Uçsuz bucaksız çıkmazlardan…
İplik iplik örülmüş yarınlarımın karanlıklarından…
Geldim bir çocuğun uçurtmasıyla.

Dal yaprağına, meyve tadına uzak.
Kök gövdesini yitirmiş.
Umut salıncağını kırmış.
Gülüş samimiyetine muhtaç.

Acı rengini yitirmiş.
Mutluluk nağmesini,
Ateş közünü,
Ben benliğime dökülen seni,

Bir kuşluk vakti…
Tatmışım hayatın cümle yemişini.
Öğrenmişim sensizliğe alışan benliğimi.
Kırılgan bestelere oynamışım çığlıklarımla.

Bak! bir türkü yakacağım.
Suların akıcılığından…
İçim içime sığmayan duygulardan…
Annemden, babamdan, kardeşimden…

Bırakın! kök gövdesine kavuşsun.
Dal ağacına, meyve tadına…
Türkü sazına, beste sözüne…
Nağmelere sığmayan Anadolum gibi.

01.12.2015
FATİH ATAŞÇİ

Fatih Ataşçi
Kayıt Tarihi : 1.12.2015 23:23:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

TÜM YORUMLAR (20)

Fatih Ataşçi