GEL
Akşamlar sensiz başlar
Yüreğim sessiz kanar
Gözlerimde yaşlar
Sesizle akar da akar
Biz Vardık
Hava aydınlıktı o şehirde
Ağaclarda gördüm o serinliği
Hatırlıyorum o yerleri o şehri
O kadar güzeldiki gezdiğimiz yerler
Biz Türk milletiyiz çağlar şanımız.
Serhatlarda, Bayrak oldu kanımız
Bu toprak,bu Vatan bizim canımız
Tarihlerden geliyor şanlı ünvanımız
Engin asırların nice ötesinden,
Kolların bu günü dünü yaşatsın,
Bayrağın sevdası nabzında atsın,
Vatan sevgisini adın yaşatsın
Türk’ün ordusuna selamlar olsun,
Ey atam sen bizde izlenen yolsun.
Dualarımın Cevabısın
Sen benim caresiz kaldığımda
Güvenimi kaybettiğim anda
Karşıma çıkan en güzel şeysin
Yalnız dualarımın cevabısın
Sen ki Tarihe Destan Olansin,
Bayragın Kalbınde Dalgalanansın,
Vatan Sevgısını Hep Yasatansın,
Selam Olsun Sana Turk Ordusu,
Mustafa Kemal``In Fıkır Yolcusu.
Bir yolun iki yolcusuyduk seninle.
Bir deli ırmak gibi her koldan akardık
Akar giderdik. Aslında birbirimize akardık biz
Sözcüklerimiz rehberi oldu yolculuklarımızın.
Yemyeşil ovanın ortasında bulurduk kendimizi
DÜNE KADAR
Kuru yemiş ve tombala, yılbaşı gecelerinin vazgeçilmez ikilisiydi. Bayram sabahları el öperdik..Ya bir şeker olurdu armağanımız,ya da mendil içinde harçlık. Kuru incir içine ceviz koyarlar,küçük ellerimizle yafa portakalları soyardık ‘Yerli Malları’ haftasında. Berberlerde ’Akbaba’okunur, kayışlar çelik usturalar bilenirdi. Radyo dinlerdik, ufkumuz genişlerdi. Hayat mecmuasında vizesiz pasaportsuz. Hikmet Ferit Es’le dünyayı dolaşırdık.
Türkiye de 67 il vardı düne kadar.Zonguldak’ta noktayı korduk. İş Bankası kumbaraları ilk tasarruf, ilk mülkiyet. Konkensiz kadın günleri yaşanırdı. Elişleri, danteller örülürken,inçe belli bardaklarda çaylar. içilir,sohbetler edilirdi. Yemek,beyaz masa örtülerinin üzerinde, porselen tabaklarda yenirdi. Komşu, sadece dilde değil yürekte de vardı. Evin küçük kızı komşuya gönderilir. ’bir maniniz yoksa annemler bu akşam size gelecek.’ denirdi. Lacivert yaz akşamlarıda, açık hava sinemalarına ’maile’ gidilirdi.
İnsanlar daha mı az yorgundu ne? Otobüslerde büyüklerine yer verilirdi. ‘Tekel Birası’ve Bafra Maden’ delikanlılığa ilk merhabaydı. Likörümüydü ikram edilen zarif kristal kadehlerde? Akide şekercimiz, macuncularımız vardı ‘yenice sigarası’nın ara kağıdında aylık bütçeler yapılır. Kimliğini bir türlü canlandıramadığımız ve tabii bir türlü canlandıramadığımız ’’Yuki’’ile şenlenirdi evler. Kahve yüz gram alınırdı,hem de taze. Kuruş bir değerinde ‘’1lira’’ vardı. Her kış öncesi evlerde reçeller yapılır turşular basılır,
‘’Job’’kullanırdı,’’Necat’’bulamayanlarımız. Siyah okul önlükleri, beyaz kolalı yakalar geceden ütülenirdi. Sevgileri, sevdadan ilden ile, gönülden gönüle taşırdı kartlarımız, mektuplarımız.
Gözlerin
Ne zaman biter azap dolu yollar
Gözlerin gel diyor kalbim gelme
Kimin gözlerinde böyle guzellik var
Varmı başkasında böyle guzel bakisi
Kazakistan `da Vuruldum
Hafif cekik gozlerini saclarini ortemiyordu
Hafifiten bakiyordum o cekik gozlere
Bir den farkettin o da bana bakiyor du
Olmayan ucup gitmis aklimi celer gibi
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!