Zât-ı nas-ı kebir, şahs-ı İslâm-ı âl,
Cennette yanına köle olarak al,
Bi çareler şad oldu doğduğun gece,
Ol feda her şeyim , iste canımı al.
Doğmadan öksüz kaldın doğup da sütsüz,
Ey aciz nas, sabr-ı nebiden ibret al.
Ehl-i küfür bildi gördüğünde seni,
Dedi "Ahmet geldi", bitti küffar-ı âl.
O gece Hüda kelamını işittin,
İhya oldu alâuddin Rasûlü âl.
Kafirin çektin zulmünü ümmet için,
On sekiz bin alem serdarı, gül-i al.
Verdin onca harbi Din-i İslam için,
Saltanat sahibi efendim Han-ı âl.
O matem dolu Hutbe-i şerifinde,
Veda ettin içimiz oldu kan-ı al.
Turab ağladı, derya yandı vedanda,
Bırakma yalnız ey nebi! Beni de al.
Mahşere kaldı vuslatımız ya Habib.
Nübüvveti kebir senin kaftan-ı al.
Teksin cananım, yek sebeb-i imanım.
HÛDAVENDİ
Kahap Mert Demirbaş
Kahap Mert Demirbaş
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 21:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Naçizane, efendimize affettiğim naatlarımdan biri. Fuzûlî'nin su kasidesinin temel sistemine uygun şekilde hazırlanmıştır. Şiir toplam 571 harften oluşmaktadır. Vezni hece olup, 12li hece ölçüsüyle yazılmıştır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!