O gece çok içmiş, zilzurna sarhoş olmuştu adam.Kolunu dahi kaldıracak hali yoktu.Her zaman ki gibi, oturduğu sandalyesinden, denizin üzerinde oynaşan yakamozu seyrediyordu.Dalıp gitmiştiki, telefonunun zil sesi, kulaklarını tırmaladı.Daha alo, diyememişti ki.Karısının kulak zarını patlatırcasına, bağırmasını işitti.Kadehinde ki son yudum rakıyı, yudumlayıp, küçük harflerle tamam "da" diyebildi, "n" harfini son cıgarasını yakarken, dumanına sarıp üflediğini unutmuştu...Ve deniz üzerinde oynaşan, yakamozlara dalıp sana n/e kadar ihtiyacım var birbilsen dedi....
I
Hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir Dersim gecesi,
açlığım; bir deri bir kemik,
sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir Bahçesaray'lı
ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa Anerka!
Devamını Oku
Hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir Dersim gecesi,
açlığım; bir deri bir kemik,
sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir Bahçesaray'lı
ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa Anerka!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta