Rakı masasından aç kalktığımız gecelerden biri. Son tramvaya yaklaşık yarım saat var. Yürürken birbirimize bakıyoruz Caner'le..
"Mc Donalds'a girip Big Mac yiyelim mi? "
Çok canım istemiyor aslında. Ama diğer seçenek olan kokoreçi hiç istemediğimden peki diyorum gönülsüzce, yiyelim. Önündeyiz de zaten dükkanın. Giriyoruz..
Kasada sipariş verirken gözüm sağdaki camekanlı bölmeye kayıyor. Ve bingo! ! Oradalar, görüyorum. Dört farklı Batman oyuncağı. Çocuk menüsüyle beraber verilenlerden. Görür görmez Big Mac'ten vazgeçip dört tane çocuk menüsü istiyorum. Saat onikiye geliyor. Dükkanda iki tane sarhoştan başka kimse yok ve sarhoşlardan biri dört tane çocuk menüsü istiyor! Haliyle kasadaki çocuk bir tuhaf bakıyor bize.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını