Öğretmenim mutluluğu anlatır mısınız bana,
Gözlerime baktığınızda yaşadığım o güzel duygu mudur mutluluk..?
Güldüğünüzde sevinmek midir yoksa
Ya da sizi güldürecek bir şeyler yapmak istemek midir..?
Öğretmenim mutluluğu anlatır mısınız bana,
Her an sizi düşünmek midir mutluluk..?
Beni sevebileceğinize inanmak mıdır..?
Yoksa sizi görmek için gün mü saymaktır
Öğretmenim mutluluğu anlatır mısınız bana,
Sesinizi duyduğumda kalbimin hızla çarpması mıdır..?
Size benzeyen birini gördüğümde çok heyecanlanmak mıdır..?
Ya daa size yakınken başkasında bulamadığım huzur mudur acaba
Öğretmenim mutluluğun ne olduğunu anladım ben galiba,
Evet evet anladım.
Mutluluk, en büyük mutluluk işte karşımda,
Bir gülüşünüz, bir sözünüz, bir bakışınız siz benim kalbimde mutluluğun tek tanımısınız
Pınar ARSLAN
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




merhaba, bu şiiri 2 yıl önce lise son karneler günü hocam için okumuştum, ağlamıştım... çok güzel ellerinize yüreğinize sağlık...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta