Gramla mutluluk satan kuyumcularda rastlardım gözlerine
Cebim kadar yüreğim de yanardı.
İşporta tezgahlarının ikinci el kitapları kadar,
yorgun ve değeri yitirilmiş yaşantımın arka bahçesinde yeşerirdi
kuru dallarımın yaprakları.
Gün batımlarının hiçbir işe yaramayan alın teri yorgunluğuyla,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




''Beyaz atları haciz edilmiş prensler
yayan aşkların yavan hasretiyle
kavuşamamanın bekâretini çaresizliğe bozdurdukça
Aklımı ilaha naklediyorum...
Oysa en zor zamanların tek tesellisiydi aşk.
Onu da bencilliğe kilitleyip,
üzerine fesatlığı örttüğümüzden beri
hep kuyumcular satıyor mutluluğu.''
Yer yer bakir imgelerle süzlenmiş güzel bir şiir, yine güzel dizelerle bitirilmiş. Tebrik ederim güzel şiirini sevgili Korkmaz...
Sevgi ve saygı ile...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta