Bana mutluluğun resmini çizebilir misin?
Duygularımı adım adım işler misin?
Gerçek sevgileri resminle anlatır mısın?
Çığlığımda mutluluğumu yakalar mısın?
Gözlerimdeki ışığı içine alır mısın?
Söyle güzelim, bunların hangisini yapabilirsin?
Elimizde acının kehribar tesbihi
ki kayıp durmakta parmaklarımızdan
Ey şair
yine bölük pörçük anlattın
yine eksik bıraktın bir şeyleri
gün devrilmekte ama sen
Devamını Oku
ki kayıp durmakta parmaklarımızdan
Ey şair
yine bölük pörçük anlattın
yine eksik bıraktın bir şeyleri
gün devrilmekte ama sen
Sevgili Cengiz Çetik ;
Şiirinizin başlığı dışında bütünü için kutluyorum ..
Gayet güzel, sağlam ve ne dediğini, ne istediğini bilen bir şiir ...
Başlığa gelince ...
Bu başlığın o kadar belli ki sahipleri ...
Bir arkadaşımız da belirtmiş zaten ....
Şiirin üstünde görünce istemeden de olsa bir ön yargı oluşuveriyor ....
Şiiriniz için tekrar ve içtenlikle kutluyorum ....
Bana mutluluğun resmini çizer misin?
Duygularımı adım adım işler misin?
Gerçek sevgileri resminle anlatır mısın?
Çığlığımda mutluluğumu yakalar mısın?
Gözlerimdeki ışığı içine alır mısın?
Söyle güzelim, bunların hangisini yapabilirsin?
Nasıldır mutluluğun resmi,gösterebilir misin?
Ellerimi ellerinde, gözlerimi gözlerinde
Sevinçlerimi yüreğinde, mutluluğumu aklında
Bulacak, gösterecek, bir insan çizebilir misin?
Silebilir misin; gözyaşlarını, hayal kırıklıklarını?
Söyle güzelim, bunların hangisini yapabilirsin?
gözler nehir iken, dudaklar kuruya çalardı, bir damla ıslaklıktı çöl yüreğimde ki yangının cennet gibi istediği, bir damla idi...bir bakışta ama öyle bir bakışki, sensizliğe mühebbet çektiğimde bana ati'mde benimle dipsiz kuyuların en dibinde karanlıkla birlikte eşlik edecek, güneşi bile özletmeyecek ve bu sonsuzlukta sadece avuntu olacak, avuntu başka bir şey değil...ben sadece bunu istemiştim, bunu bile bana çok gördün, deniz gözlüm bunu bile çok gördün be gülüm...bırak mutlulugun resmini, bir çift göz idi, beklediğim...
Beni çizmekten, silmekten, kırmaktan başka
Sen, ne yapabilirsin sevgi adına yüreğinden
Mutluluğun resmini, yüreğinden çizemedikçe
Yakalayabilir misin, mutluluğun kendisini?
Yaşayabilir misin, gerçek sevgileri yüreğinden?
Söyle güzelim, sevgisiz mutluluğu yaşayabilir misin?
çizmek için önce mangal gibi bir yürek ister, sonra al o yürek senin olsun diyecek Kadın ister, kadın...bir kalem ister ki, öyle bir kalem ki, hem siyaha yazacak hem de beyaza, öyle bir kalem ki hem buzda yazacak, hem de ıslakta...öyle bir el olacak ki titremeyecek, mavzer gibi mevzi yapacak, tual mermi gibi duracak...
tebrikler güzel şiire ve güzel yüreğe...
sen, mutluluğun resmini yapabilir misin abidin?
işin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren
melek yüzlü anneciğin resmini değil
ne
mavi yosunlu akvaryumda yüzen kırmızı balığın
ne de
al çeperli elmanın
1961 yaz ortasındaki küba'nın resmini yapabilir misin?
çok şükür, çok şükür
bugünleri de gördüm
ölsem gam yemem gayrinin
resmini yapabilir misin üstad?
Nazım Hikmet
Hastaydım, hem de çok. Anlıyor ama sen de tıpkı ben gibi yüksek sesle söylemeye korkuyordun. Birimiz bunu sesli söylesek sanki tüm kapılar açılacak ve gerçek, olması gerektiğince bize doğru akmaya başlayacaktı. Sustuk... Senin endişeli bakışlarında yakaladığım sezgiden kaçırıyordum gözlerimi. Bu tılsım bozulmasın, kader değişmesin dercesine döngüyü bozmaya çalıştık. Zorlandığım her nefesimde nefes olup doldun ciğerlerime, tekleyen kalbime ritim, damarlarıma kan oldun.
“Yürüyelim mi? ” diye korkarak sordun. Sen de biliyordun ki buna gücüm yoktu. Son bir gayretle neşeyle gözlerine bakıp, sanki hiçbir şey yokmuşçasına kabul ettim. Durup dinlenerek, yavaş adımlarla ilerlerken gecenin ileri saatlerini soluduk. Yanımızdan geçen insanların hiçbiri içimizden geçenleri bilmiyor hatta belki de onlar için sıradan, bizim içinse olağanüstü bir gecenin sonunu getirme çabasıyla evlerine dönme telaşında bizi fark etmiyorlardı.
Dolunayın sırlarını yakamozlara fısıldadığı, yıldızların ırmak olup aktığı manzarayı sonsuza kadar seyre dalmak mümkün olabilir miydi? Birkaç gün sonra ay çekilecek, deniz yürek yarısını arayacaktı bir sonraki buluşmaya dek. O küçük parkın arka bahçesinden yansıyan bu görüntü o kadar tanıdıktı ki yalaz rüzgar esti aniden. Düşüncemin izdüşümünde yakaladın beni ve güven verircesine sıkı sıkı tuttun elimi.
Yorgundum, hem de çok. Tek istediğim kollarında olmak ve gelecekse oracıkta gelmesiydi. Her zaman birbirimizin hislerini, düşüncelerini hisseder ve gerekeni yapardık ama bu sefer aklımdan geçenlerden ürperdiğini hissetmiştim. Oracıktaki salıncağa oturup mehtabın fısıltısını dinlemeye başladık. Başımı dizlerine koyduğum anda yakaladığım huzurun yeri doldurulabilir miydi? Saçlarımı okşarken dile gelen yüreğinle okuduğun şiirler sonsuza kadar o zaman diliminde asılı kaldı. Bunlar sıralanmış dizelerden öte yüreğimde, ruhumda baki kalacak hiç yazılmamış, hiç bitmeyecek şiirlerdi.
Yüzüme yayılan mutluluğun tebessümüyle o salıncakta, o zaman diliminde ve hep bizde kalacak resim ile gözlerimi kapatırken usulca fısıldadım:
“ölsem gam yemem gayrinin resmini yapabilir misin üstad? “'sen, mutluluğun resmini yapabilir misin abidin? '
.....
Sonsuz tebriklerimle...
Cengiz bey, güzel şiirinizi yürekten kutluyorum. Selam ve sevgilerimle.
Harika Şiirinizi kutlarım
kandiliniz mübare olsun
Bu şiir ile ilgili 15 tane yorum bulunmakta