Güneş her sabah yolcu ediyorsa ay’ı ,
Deniz, gökyüzüne katmışsa mavisinden kalanı ,
Gülüşün her olumsuzluğa rağmen ısıtıyorsa etrafı ,
Sevdiklerinin sesi yakınlaştırıyorsa uzağı ,
Ruhunu okşuyorsa hiç tanımadığın insanların selamı ,
Hele de demlenmişse çayın tavşan kanı,
Pencerene yurt kurmuşsa menekşenin moru , gül’ün al’ı ,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



