Ayrılığın rüzgarı zamansız estiği vakit, beni arama buralarda.
Ben bilmem hangi meridyenin,
Bilmem kaçıncı paraleline savrulmuş olacağım.
Bilinmez yollarda yürüyeceğim, başı öne eğik.
İşte diyecekler,
İşte o yabancı geçiyor yine yalın ayak, başı dumanlı.
Yüreğimin çarpıntısını bilmeden arkamdan ahkam kesecekler.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Yine harika bir ifade ve mükemmel anlatım,kutlarım sizi.Selamlar.
Bu şiir bir, olmak zamanı.Böyle hissedilir ama böyle yaşanabilir mi acaba? uslübunuz iyi burda...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta