-1-
Bir cuma akşamının 17:00 sularıydı,
Aylardan güzel bir ay; bir sonbahar ayıydı.
Bir adam giriverdi içeri, galeriden,
Galerici fırladı bir yay gibi yerinden.
Koştu müşterisine en yürekten tutumla,
Saygıyla tokalaştı orta yaşlı adamla.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..



