Mustafa YÜRÜK 1999 yılında Ağrı’da doğdu. İlkokulu Ağrı’da, ortaokulu ve liseyi İzmir’de tamamladı. Üniversiteyi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü başarıyla bitirdi. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü İktisat Anabilim dalı İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat üzerine başlamış olup Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.
Edebiyata olan ilgisi genç yaşlarda başladı ve yıllar içinde bu tutkusunu profesyonel bir kariyere dönüştürdü. İlk şiir kitabı 2024 yılında S ...
Odaya girdiğimde herkes susuyordu.
Konuşmak için gelmemiştik.
Beklemek için buradaydık.
Duvarlar beyazdı ama temiz değildi.
Pis zaman kokusu vardı maziden.
Zaman, iz bırakmayı biliyordu.
Sessizce düşünüyorum…
Belki de canlandırdığınız mevsimi.
Belki de dinliyorum
Eylül’ün ortalarında emekli bir sevgiyi.
Biliyorum Eylül geçti.
Gerçekler korkutuyor ruhu
Bu kural aşkı yaşattı ve bitti
Eylül sonu sabahı dağınık hevesim
Kavuşamamak sana iki cümlem seninle
El ele tutuşmuş çocukluk aşkları bir oyun
Bugün lezzetini alırsın
Bir şeyler hep yarım kalıyordu, bu şehirde
cümleler tam söylenmeden bırakılıyor,
bakışlar sonuna kadar gitmiyor,
insanlar en çok da kendilerini
yarım tanıyordu.
Sabahlar aceleyle başlardı.
Kadının, geçmişinde kalbi çok kırılmış
Kaderi karşısına çıkınca asıl onu çok kırdıklarını anlamış...
Sonsuzluklar çıkmazındaki bir duvara takılmış
Kitap üstü tozlarına rastlamış
Kaderi ağlıyormuş
Etraflarında yıllarca yaşanmışlıkların sitemi varmış
Uzun diyarların kadını
Eşsiz ve teşvik edici bir destan yaratır
Sevgilerle ve içtenlikle
Gecenin koyuluğunda kaybolur
Birkaç yalnızlığı var yanlarında
Yıldızlar ışığını yitirmiş
Gözlerimizde veda zamanının
Pusu kurmuş sisleri
Kaldırın yeryüzündeki perdeleri
Daha gidecek çok yolu var
Aşkın en saf halindeyken
Susamış düşünürken
Ve bir o kadar kuru
Yürek yakan bir şeyler var
Sanki sevmen içindi
Ayrılırken gözler nedensizce yerlerde
Umutlarda bir o kadar dağılmış
Sahipsiz sanki bu şehir
Aşkın gözyaşları ince ince
Yorar ruhu üzünce
Güzel görünmez bir köyü
Aramak gibiydi teninde
Yandı ruhum nağmelerim
İçmek deva vermiyor acıların
Sen gelmeyince bir sabah
Sevdalar imtihan edildi her buluşmalarda
Bağıramam deniz kıyılarından sonrasına
Vicdanım rahat değil
Sonsuzluklar sevgisine nereden bakacak
Sevemem gayrı yazma duvarlara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!