Başını ağrıtmak gibi olmasın
Ellere nazımı bir dinle doktor
Şu radyoyu kapat hicaz çalmasın
Dillere nazımı bir dinle doktor
Yay ile ok mudur, kirpiğin kaşın?
Hüzzamda dolaşan, dilimdir benim.
Uyurken koklayıp, öptüğüm başın,
Haftanın bir günü, ayın beş günü,
Cebimde param yok, malum kış günü,
Bebeğin beşiğin, yavan rızkını,
Keserek geldim ben, huzura beyim.
Döndür şu kafanı, yüzüme bir bak,
Siz beni tanımaz, çok bilmezsiniz,
Durulmak bilmeyen, seldi gözyaşım,
Bilseniz derdimi, hiç gülmezsiniz,
Bak gene belirdi, geldi gözyaşım.
Dertlenip sıraya, dizilirken de,
Nur ile cemlenmiş, beyaz yüzünü,
Ak diye sevmedim, seni bilesin.
Kıskanırım elden, kara gözünü,
Bak diye sevmedim, seni bilesin.
Aşkın kitabını, yazalım baştan,
Şikayet değildir, makama arzım,
Halden bıktığımı, bilmesin yeter.
Bundan böyle dilim, değişmez tarzım,
Dönüp baktığımı, bilmesin yeter.
Ayrılık zor olur, yaramaz merde,
Hızı geçmiş bir yağmurum,
Diner miyim bilmiyorum?
Hem ateşim hem çamurum,
Söner miyim bilmiyorum?
Yetiş canan gönül zorda,
Doktor perhiz verdi, geçen hastanede,
Et yasak değince, sarmayı bıraktım.
Ne tabağı kardeş; değil bir tane de,
Makarnayı, Unu, Yarmayı bıraktım.
Aradım her yeri, kumanda çıkmadı.
Rüzgâr biraz kıssa soğuk sesini
Çalıdaki kuşlar ötecek sanki
Yar beline bir sarılsam bir öpsem
Bütün bu hasretim bitecek sanki
İncedir kaşlarım zülüftür yayım
Dudakları sarhoştu, eğildi öptü sesi,
Seveceğim demeye, yetişmedi, nefesi,
Hani bir kadın vardı, ve zümrüt elbisesi,
Hermes’ in siyah renkli, çantasından güzeldi.
Ben böyle aydınlıkta, çok bulunmam ekseri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!