Naçizane gül gönlünü saran bir sarmaşığım
Düşüme yüzün doğunca bir hayli karmaşığım
Tabiatımda gül açmaz toprak kurur sen yoksan
Bir bütünümde tamamım her şey fazla sen noksan
Bir güvercin salın mezarımın başından
Ruhum gibi göklerde süzülsün de gitsin
Bir yudum su dökün yarimin göz yaşından
Dökünde toprağımda kırmızı güller bitsin
Ağlayıp yas tutmayın n'olursunuz arkamdan
Gözlerim yaşlı çekip gidersem
İstemeden sana veda edersem
Kalmayı değil gitmeyi seçersem
Sus ağlama birtanem
Gözündeki yaşı sil ne olur
Bedeni ayakta tutan aşkımış
Aşk olmazsa ömür hep boşumuş
Aşk ile geçen ömür hoşumuş
Siz aşk deyin ben can diyorum
Geldik gidiyoruz fani dünyadan
Hak'tan gelir çile başım üstüne
Hak dönüp bakar mı hiç küsküne
Canı gibi bakar ona düşküne
Dert dediğim dermanımış meğer
Derdim var diye isyan etmem hiç
Yek hakikat semâlarda, aslı duydum sedâlarda
Bir giz saklı vedalarda, vedalara eşhedü
Kara toprak bastı bağra, bir beyaz gül astı hâra
Baş koyupta taptım yâra, alnım ile eşhedü
Bitti mürekkep,
Kırıldı umut.
Ey kalem!
Sana sesleniyorum.
Ben yaza yaza bitiremedim.
Bugün de sen yaz ben susuyorum.
Çiçeklerin yaprağından
Bir bahçenin toprağından
Pek sarhoşum, bardağımdan
Sanki yüzün doğar gibi
Aşka kördür sanki gözün
Kaldırır başımı her gün göğe bakarım
Ayı gözlerin, karanlığı tenin sayarım
Gecelerim tamam gündüzler yarım
Gökyüzü felan değil gök senin yüzün
Güneş gibi doğuyorsun umutlarıma
Oturdum günlerce düşündüm durdum
Derdimi söyleyecek tek dostum yokmuş
Hergün kuşlara, dağa, taşa sordum
Cevabımı aldım huzur bana çokmuş
Gencecikti yüreğim, ağardı saçı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!