“Ben”den Rami’ye...
Bugün güneş daha bir parlak,
Bugün güneş daha bir yakıyor...
Parladıkça içim daha bir kararıyor,
Yaktıkça içim daha bir yanıyor...
Saçları ağaran geceler sükûn eyler
Fırtınalar koparırken ellerimin boşluğu
Cevapsız soruları kim koyar meydanlara
Dörtnala koştururken yılkı atları
Çığlıkları boşalır gecenin masumane
Kırık bakışlara düçar olmuş aynalar
Buruk kalplere ecza sahici yalanlar
Ölümlerin peşi sıra koşarken hayatlar
Yapaylıklar hiç olmadığı kadar samimi
Islanmamış yağmurlar düşüyor gökten
Hesapsız sevdalara
Meze yaptık şarabı
Acının göğsünü emdik
Dudaklarımızda bi uçuk
Ayrılığın rengi hep yeşil
Vuslat ne kadar da sevimsiz
Doğacaksın
Dünya seninle doğacak
Sana yoldaş olacak
Sen doğdun diye kuşlar
Hayatı yeniden besteleyecek
Sensizliğin şiirini yazmak
Seni yazmak kadar zor
Kelimelerim hep bir yerde düğümleniyor
Oysa yüreğim derya gibi
Yüreklerimizi birbirine bağlayan
Boğaza ne oldu böyle
Anam babam sana feda olsun
Diye başlasam hayata yeniden
Bir gülün kokusunu duysam içimde
Sevdasıyla düşsem dikenin bağrına
Zorlama bir şiir olacak bu biliyorum
Gece karanlıkları büyütürdü koynunda
Bense seni yüreğimde
Bir anlam taşıdın hayata
Kelimeler yeniden söylendi
Sensiz geçen günlerim
Gülüşünü göremedikleri için
Artık kedime söz geçiremez oldum
Sensizliğin kemendi boynuma dolandı bir kez
Ya boğar öldürür beni ya ister benden seni
Ben bile seni ararken ne diyeyim kendime ben
Sensiz geçen vakit zarardan başka nedir ki
Seni kaleme dökmek ağır bedel ister…
Elerlini salma karanlığa
Ellerim üşür
Gözlerinden arta kalan birkaç mısra
Beni dolunayın bağrında uyutur
Sana gelmek kolay mı sanırsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!