Gönlümde açan gonca bir güldü o kırmızı
Ne kadar derin yazılmış aramızdaki o yazı
Kavuşma arzusu yürekte bırakır ince bir sızı
Yollar alın götürün beni şimdi o nazlı yare
İyileşsin kavuşunca yüreğimde açılan yare
Yoklardasın sen yine bu akşam
Özlemlerinle kaldığın günden
Sensiz çekilmiyor hiç bu yaşam
Yokluğun farksız değil ki dünden.
Göz pınarlarım kurudu sensiz
Yaşamak seninle güzel sevdiğim,
Gurbet içime kor gibi çöküyor.
Bu hayat sensiz sonbahar, bildiğim,
Hasret yüreğimde yaprak döküyor.
Dermanım yok, sızlıyor bak dizlerim,
Hey gidi ihtiyar karaçam,
Yıllar yormuş seni yitirmiş.
Şimdi dinle içimi açam,
Yollar beni sana getirmiş.
Büyüyeyim ben hızla derken,
Yaylalar renk renk çiçeklerle süslü,
İnsanları çalışkan ve de hırslı,
Derlerdi Erzurum havası puslu,
Sen gideli dağılmış yavaş yavaş.
moncer
Aylardan Ağustos mevsim yaz,
Gündüzler sıcak gece ayaz,
Bekletme beni böyle her gün,
İki satır da sen bana yaz.
Deniz, kum ve de yakan güneş,
Gerçeklerden kaçılmaz, değil mi sevgilim?
İstesek de bırakmazlar hiç yakamızı,
Kaçıp gidebileceğimiz yer yok bizim,
Sadece kalır içimizde, dinmez sızı.
Birlikte an’ı yaşayalım, aşkla meşkle,
Seni benim kadar, inan hiç kimse sevmedi.
Sana benim gibi, hiç kimse gönül vermedi.
Sıcak yaz güneşiyle, kavrulan toprak gibi,
Çatlayan dudaklar, bir damla suya ermedi.
Biliyorsun seni ben, bütün kalbimle sevdim,
Artık bana yazmaz oldun
Benimle hiç gezmez oldun
Derince bir bakış atıp
Gözlerini süzmez oldun
moncer
Çaktı şimşek, gök gürledi ardından,
Birden indi, boşandı yaz yağmuru.
Şarıl şarıl, seller aktı sokaktan,
Hemen dindi, ıslattı yaz yağmuru.
Bir kaç gündür telaş vardı yurdumda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!