Yakma bırak.
O ışığı da kapat.
Lal olmuş yağmur damlaları nasılsa söndürecek.
Tülleri kaldır,
Sobaya odun at.
Elif elif kar yağacak..
Dün çamur yağdı gökten..
Çimenler toprağına, sular kaynağına çekildi.
Yapraklar dallarına geri döndü.
Çiçekler kına kızılı..
Cam suyu, can suyuna kibrini kusuyor, başıboş bi köpek kusmuğunu yalıyor.
Bi süflü, suflesini dilinin çamurlarına katık ediyor.
Bir vakit
Çaydanlık beste yapsa,
Demlik söylese.
Buharlı bir türkü tuttursa,
Demini alırken har'dan.!
Çay çalsam bardaklardan.
Diyar ilde diyarsızım.
Gurbet ile duyarsızım.
Hicabım var, sanmayın arsızım.
Dünya fakiriyim.
Kalbi zenginim.
Rıhtımda kimsecikler..!
Gökyüzü kara gri,
Deniz kirli yeşil.
Vapur dalgasını,
Rıhtım alt yazısını geçiyor.
Parmaklıklar yalnızlıkları hapsediyor.
“Ulan”.! dedi.
Heybetli bir söz etmişti aklınca.!
Dediğini beğenmiş, hınzır hınzır gülmüştü.
Bir kez daha yeltenecekti.
Bakındı,
Yutkundu.
İhtiyar diye ünlendim uzaktan.
Selam verdim; yaklaştım.
Pencere gözleri, perde ile kapanmış.
Kapının dili, çivi ile mühürlenmişti.
Evin girişi kapkaranlık,
Duvarlar rengarenkti.
İki kere ikiyle oynayan çocuklardık.
Kimselere söyleyemezdik.
İki kere ikinin, dört ettiğini.
Kısa pantolonlarımızın cebine koyar kaçardık
Ben seni kalbime yazdım.
Beynime senin için bir de ilik açtım.
Sen ilk değilsin amma.!!!
Senden de bir ders çıkarttım
Elimden dizeler, dilimden heceler dökülüyor,
Üstüm başım harf oldu.
Yazın ortası sonbahar gibi..
Şaşırdıklarım, göz göz tomurcuk olmuş, yakındır kanatlarını açması çiçeklerinin…
Bi şaşkın şaşı, gez göz arpacık yapıyor günebakanlara..
Tilki insanlığına soyunmuş, karga ağzıyla peynirini tutuyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!