10.Aralık.1960…
Yıllar önce tam da bugün inatla gelmişim bu çivisi çıkmış dünyaya…
Tosuncuk 3,5 kilo…Ama anacığım zorla da olsa doğurmuş işte...
Bugün ömür sayfamdan bir yaprak daha koparıyorum…
Ben yaşlanıyorum.
Saçlarım, sakallarım beyaza döndü. Yüzümde ki çizgiler derinleşti ve maalesef ki gözlerim aynı saflıkla bakmıyor artık dünyaya... Bu gün muayeneye gittiğim doktorum sarı nokta var dedi…Ve acil bir kontrol raporu önerdi…Ve de dedi ki “ Çok kitap okuma , gözlerini iyiden iyiye bozmuşsun “
İyi de ben okumadan duramam ki…
Yaşamda var olan her şeyin bir dönüm noktası vardır….Buna inanırım…
Benim dönüm noktan neresi diye sorarsanız kendimi sevmeyi, kendime saygı duymayı kendime değer vermeyi ve verdiğim değeri hak etmeyenleri silmeyi öğrendiğim an derim...
Biliyorum zorluklar, engeller olacaktı önümde, aslında umursamıyordum çünkü biliyorum ki o engeller olmasa gitmek çok zor mutluluğa ve her zorun arkasında mutlaka bir parça mutluluk var bu hayatta.
Ve ben mutluyum demek kibirçok zorluk çıksa da karşıma aşmasını bilmişim ben zorlukları bu hayatta...
Geride bıraktığım her yılın aslında bana yaş değil de, tecrübe hediye ettiğini görüyorum...
Kimilerine göre yaşlanıyoruz, kimilerine göre ise olgunlaşıyoruz.
Bir gerçek var ki zaman çok çabuk gelip geçiyor.
Geçip giden zaman insanoğlundan çok şeyleri alıp götürse de; kimi zaman ardından güzel şeyler bırakabiliyor...
Tabi ki iyi ´kilerim kadar keşke dediğim çok şeylerde var yaşamımda.
Kendimden bu kadar ödün vermeyip her şeyden daha çok bağlanmalıydım hayata, sahte bakışlara ve beni yanıltan sözlere kanmamalıydım...
Yaşanmışlıklarımdan öğrendiğim şeyler var benim.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!