Varınca yurdumun il sınırına,
Bir taş gibi kucakladı toprağı.
Cennet zannettim göl kenarına,
Hasır çiçek sermiş sanki yaprağı.
Çimenle çiçeği vermiş el ele.
Senden bana üç hatıra,
Sütüm, dişim, dilim ana.
Tadı getiren hatıra
Dilim; dilim, dilim ana.
Duygu dolu has bi hal de
Zurna ünlese
Göğü oynatır.
Davul gümlese
Dağı oynatır.
Kurşun ‘tey’ dilde,
Taşların kemiğim, toprağın etim.
Suların anamdan emdiğim sütüm.
Ömür katan ayamınla ömrüme,
Memleket içinde sen memleketim.
Hem öksüzdür sensiz kalan hem yetim.
Dilinden azcık anla,
Sesine doyum olmaz.
Ötse topraklık tonla,
Tosuna doyum olmaz.
Baş kuş meşhur muhterem,
Gelir diye hayalini boşuna
Umduğumuz o günleri görestim
Uzanıp ta gözü tandır başına
Yumduğumuz o günleri görestim
Sabahtan çıkardık evden cıcıkça
Görünmekten yazla kışın,
Bıkmada bıkmıyor pala.
Altından kaçak bakışın,
Bakmada bakmıyor pala.
Eller koymaz evlenmeye
Şu çımağıl lorunun
Otlusundan isdirem.
Küçükbaş gavurmanın,
Etlisinden isdirem.
Ye! Tutirsa üregin
Yemehlerin ferişdahi,
Diyirük hep lor dolması.
Getürir diye işdahi,
Yiyirük hep lor dolması.
Bulğuri lorun çoğuna
Sabah deniz akşam gök,
Mavisi yar gözlerin.
Çıkmaz şu aklımın bak,
Çivisi yar gözlerin.
Özlem uzar çekmekle.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!