Bakarım size gönlümü eğlerim,
Gelip geçenlerden aman dilerim,
Kaderim tutuşur ona gülerim,
Değme doktor bu günler yaralıyım.
Kanadım kolum kırıldı bu günler,
Afşinin o güzel parkında oturdum,
Eski güzelliğini kendime sordum,
Çimenlerine yatıp uyudum,
Bu gün günlerden pazar.
İçerisinde tarih kokuyordu,
Afşin dolayındaki yediler,
Efsusta'ki mağrayı bildiler,
Dakyânus'un zulmünden geldiler,
Güneşin doğduğunu gördüler.
Kendi kendilerine sordular,
Kan ağlar yanarım ona,
Baykuşlar yurduna kona,
Yaklaşırım elbet sona,
Gel halimi sorma bana.
Nasıl muradına erdin,
Karlar yağmış üzerine dağlar,
Bakar gözlerim size ağlar,
İçim sızlar yüreğimi dağlar,
Nazlı yarim gelirmi dağlar.
Sizler çökmüş bakar ovana,
Kalede uçuk evde oturdu,
Yoksulluk onun yurdu,
Bulamazdı yakaçak kızmazdı su,
Vardı Hamiş Durdu.
Suyun kırağında oturur,
Devlet niçin susturamıyor dağdaki kara yılanı,
Boğa gibi besliyorsun kırk bin kişiye kurşun sıkanı,
Hiç şüpesiz geleçeğin terörden sorumlu bakanı,
Devletimi yönetenler bunu bilsin efendim.
Dağlıcada on iki askerimizi şehit ettiler,
Zalime muhtaç ettin,
Sonunda sende bittin,
Uzak diyara gittin,
Gönlünü ele verdin.
Gurbette seni arar,
Yalın ayak açık başım,
Olmazdı ki benim aşım,
Daha bilmem on dört yaşım,
Felek vurdu yolum taşlı.
Ne deyim sorman ki beni,
Gençlik günlerin gittimi elden,
Haber soran esen yelden,
Akan yaşın olmaz farkı selden,
Oğluna,kızına geçmez sözün.
Yaşadığın evde olun yabancı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!