Bir düş olsun isterdim
İlk açtığımda gözlerimi
Sen ol karşımda
İlk nefesinle yanımda
Senden önce yaşamamış olmak isterdim
Bir resim çizmek istiyorum
Yıldızları değil tuvale
Avuç, avuç toplamak her gece
Seni yıldızlarla çizmek istiyorum
Gün doğumunda kaybolmaman için
Bilmiyorum nasıl başlamalı
Nasıl anlatır bu yürek seni
Nasıl yaşar
Nakaratında her günüm sensizliğimin
Kokun sinmiş evin dört köşesine
Hâlâ Türk filmi izlerken ağlayabiliyorum, tüylerim diken, diken olabiliyor.
Her damlada insanlığımı daha çok seviyorum.
Önce kendime insanım kendimi alıp gidiyorum her yere.
Yalnızca kendime bağlıyım hayatta.
Bazen baş başa kaldığımızda yalnızlık koysa da tesellisi güzel oluyor.
Bir sigarayı paylaşıyorum kendimle dumanın yarısı bana yarısı kendime.
Saat yine gecenin bir yarısı
Bir köşesindeyim hayatın
Gece gibi karanlık ruhumda
Gölge misali mutluluk uğruna
Geçen yıllara bıraktım umutlarımı
Ve hiç açmamış benim hayatımda
Yazmaya elim varmıyor.
Ne kadar yabancı bir dünyada yaşıyoruz.
Ve gittikçe uzaklaşan bizler.
Seviyor seviliyoruz.
Oturup dinlesek birbirimizi, ne Leylâlar, ne Mecnunlar, ne yalanlar...
Yüzyıllar boyu vazgeçemediğimiz özgürlüğümüzü feda ediyoruz bir çırpıda bir sevda uğruna. Ve siliyoruz sevdamızı umursamazca, bahanesi yeni bir beyaz sayfaya.
Artık gidiyorum sanırım
Gölgemden uzak hayalin
Anımsanması zor bir yüz
Silinmeye mahkum anılar
Kokular
Sigaramın dumanında
Yağmur zamanıydı
Yanaklarımda her damla
Sen yağıyordun
Yüreğime
Keşke kadınlarım olsaydı
Memleket bu ya
Memleketim kokan
Binlerce kadın tanısaydı koynum
Keşke aşklarım olsaydı
Parmaklarım kendi gölgesinde dolaşıyor.
Sanki hepsi birbirine yabancı.
Oysa ne kadar da tanıdık, ne kadar da dosttular.
Hiç ayrılmayanlar.
Şimdi seni arıyorlar.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!