Bir firuze rüyadır, uykusuz gecelerde,
Gözlerimi kapatsam rüzgârın eser serde.
Ne atlas kumaşlarda, ne sarayda, ne zerde,
Benim asil servetim, şanlı Türkiye'm sende.
Boğaziçi sularına akseden o mâh cemal,
Tarihin gergefinde dokunmuş kutlu ikbal.
Çaresizce bakarken kırılan oyuncaklara,
Oyunların bittiği o ıssız sokaklara,
Cam kenarında solan o masum hevesler,
Uçup giden kuşlar gibi kesildi nefesler.
Karanlık çöktü birden o tozpembe düşlere,
Leke sürüldü sanki en temiz gülüşlere.
Kapandı kapılar, sürgülü bahtım,
Yıkıldı gönlümde kurduğum tahtım.
Ne yarına heves, ne düne ahım,
Bir kuru selamın gelmiyor artık.
Duvarda resminle konuşur oldum,
Sarardım dalımda, açmadan soldum.
Gecenin hükmü biter, sırlar çekilir,
Gökyüzü yeniden maviye bürünür.
Karanlık, ışığın önünde eğilir,
Ufuktan kalbine bir umut görünür.
Dünün yorgunluğu kalsın dünde,
Taze bir nefes var şimdi gününde.
Karanlık dehlize sızan soluk ışık,
Zamanın nabzı durmuş, yollar karışık.
Ruhumda kör bir düğüm, ezelden dolaşık,
Seni arar gölgem, yasak geceye aşık.
Aynalarda suretin silik bir hayalet,
Bu nasıl bir veda, bu nasıl kehanet?
Zaman durdu sanki, geçmiyor günler,
Yüreğimde bitmez, dinmez düğümler.
Sana çıkan yollar, hep kör düğümler,
Hasretin kor gibi, yakıyor beni.
Gözlerimde hayalin, her gece nöbet,
Bize haram oldu, vuslat ve sohbet.
Soğuk vurur camıma bu yaban ellerde,
Ne bir tanıdık yüz, ne sıcak bir ses var.
Gözüm dalar gider o tozlu yollarda,
Akşam olunca içime kor gibi hasret yağar.
Şimdi memlekette bacalar tütüyordur usulca,
Ana kucağı değil, buz tutmuş duvarlar sırdaşım.
Geceler şahidim, uykular haram,
Kapanmaz sendeki bu derin yaram.
Ne bir mektup gelir, ne bir tek selam,
Sükûta büründü dilimdeki kelam.
Şehirler, denizler girdi araya,
Hasretin tuz bastı açık yaraya.
Bir yangın ki sînemde, cehennemden nişâne,
Yanar durur bu canım, kül olur tane tane.
Sen bir buzdan saraysın, ben kapında divâne,
Yıkarım şu cihanı, ararım bir bahane...
Gözlerin bir mühürdür, dudağımda sükût var,
Varlığın bir cennetse, yokluğun derin mezar.
Sustu bütün şarkılar, notalar kan revan,
Yokluğun bir çığlık, duyulmaz mı hiç oradan?
Hangi makama sığınsam, hüzün çalar her telde,
Sen gidince lal oldu, şiirler de diller de.
Gönlüm dar bir zindan, ruhum sıkışmış kafeste,
Ömrüm tükenip gidiyor, sensiz, yavaş, aheste.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!