An
ZAman
Ne korkunç bir sessizlik!
Aman...
Kapkara ufuk
Sanki dipsiz kovuk
Dünya bir hane,
Bizler misafir.
Hanenin içinde
Yanmak cevahir.
Yanmak da değil
Ab-ı hayatsın bana
İhtiyacım var sana
Sen olmazsan yaşayamam
Her zerrem muhtaç sana
Bülbül nasıl güle aşıksa
Doğdum, bebek oldum
Zaman sonra çocuktum
Üstümdeki gömlek çok boldu
Koca bir adam oldum
Beceremedim çocuk kalmayı.
Her gün yıldızlara baktığımda,
Bir yıldız kaydığını görürdüm.
Biri öldümü diye,
Telaşlanıp çok üzülürdüm.
Ben anladım ki benliğe değil,
Yunus gibi hiçliğe talibim.
Makama mevkiye değil,
Meşakkatli yola sahibim.
O yol ki uzun ve zorlu,
Yaralar beni sözlerin,derin yaralar,
Yârlar derininden derin yaralar.
En kötüsü demekten korkarım amma,
Bu canı canan candan yaralar.
Irâk düşerim yakınken yakınlarıma,
Canım yanıyor canım
Keşke beni doğurmasaydın anne
Bir sonbahar mevsiminde açılan perde
Böylesimi sancılı bir ömre gebe
Işık yok karanlık
Benim günahım senden sorulsun
Çünki ben ilk sana aşıktım
Dipsiz karanlığa elinle attın
Hem dünyamı hem ahirimi yaktın
Benim günahım senden sorulsun
Benim için en çok sen ağlayacksın,
Önce iki damla yaş süzülecek yanaklarından.
Sonra hıçkırıklar düğümlenecek boğazına,
Nefes bile alamayacaksın.
Tâ derinlerden,en derinlerden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!