Akşam indi can bağıma
Dert dolandı şu bağrıma
Adın düştü kor yarama
Kor kor oldu yaktı beni
Saçın savrulur yellerde
Gönül derde düştü, dermanın arar,
Aşk ateşi sardı, bağrımı yakar.
Gece çöker üstüme içim kan ağlar,
Yanmayan bilmez bu derdin hâlini.
Gül dalında diken sırrını saklar,
Gönlüm yârsız dar uyur,
Hasret çöker, zâr uyur.
Gecem sensiz kor olur,
Yel esmez, dağlar ağlar.
Dön gel, ömrüm solmadan,
Gece sana söyleyeceğim sözleri
Defalarca evirip çevirdim içimde,
Sabaha dek çimen yeşili gözlerinde yüzdüm;
Uyku tutmadı beni.
Akşamdan sabaha uzanan bir özlemdi
Yüreğimde duyduğum.
Gönül düştü yine sevda yoluna,
Bağrımda kor oldu geceler boyu.
Akıl sustu, söz geçmedi kalbime,
Sevda hüküm kesmiş, ben boyun eğdim.
Gül açarsa diken olur yoldaşı,
Beni gözyaşına mahkûm eden sevgili,
Adını andığımda titrer dudaklarım;
Bir dua gibi başlar sesin,
Bir ah gibi çöker içime.
Sözlerin vardı sığınak sandığım,
Gözlerin değdi gönlüme
Bir ateş düştü içime
Kor oldu, sönmez yürekte
Bu sevdaya çare var mı
Saçların gece karası
Aşkınla yanar dil-i şürîdem, hasretinle her dem erir,
Lutf-ı sözünle can bulur, dil-i mecrûhumda her dert biter.
Tir-i dideminden sudûr peykân eyler dil-i sad-pâreme,
Emreyle hitâm bulsun, zaten dil-i mecrûh olan yâreme.
Kırk yıl geçti adın kaldı içimde,
Hasretin köz oldu, yandı sinemde.
Gönül derde düştü senin izinde,
Ömrüm sana vardı, yarım tam oldu.
Çile çektim, gönlüm sana dayandı,
Tren geceyi yararak ilerliyordu.
Raylar,
kimsenin dillendirmediği sözleri
bir şehirden ötekine taşıyordu.
Bir kompartımanda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!