Yine sessizlik hüküm sürüyordu
Ne gelen bir şey söylüyor ve ne de giden umut veriyordu
Etrafımı hüznün tınısı kuşatmıştı, çalmayan suskun şarkı zihnimde meramdı
Ne garipliğin hüznünde ki han ve ne de hasretin solgunluğunda nefes alan can aşktı
Zihnimde dalgalanma başladı
Ruhumu cezbeden ne varsa
Aklım ve izanım o an tutukluluk yaşasa
Gözlerimden boşalan yaş hiç durmasa, kalbim narıyla dağlansa
Bir an olsun nedamet duymam, hicranın meftun bırakan halini sorgulayamam
Meğer ne kadar haklıymış
Pencere kenarında sabırla oturan, bir umutla nasibi için aranan nefesler
Kuytu ve serin yerlerde halı dokumayan biçareler, tarlalarda o hasatı biçenler
Güneşin altınta inşatın tükenmeyen bizarlığında, vaktin inhisarında bekleyenler
Ne kadar isyan etsem, nümayişler düzenleyip illegaliyeti şerh etsem kifayet etmez
Bil ki
Verişmiş bir sürenin idrakine kanmadan
Geçip gidiyor seni anlamlaştıran zaman
Dilersen
Sen ister inan istersen de zanlarını kuşan
Yezit..
iktidar uğruna
hırsına kapılarak
Berberilerle anlaşma yaptı
mekke halkının üzerine saldırttı
kadın kız demeden
Ey can…
Yiğitten söz ederler
Özü, sözü müsavi olmayana ne derler
Kalp nazar gâhken, yürek addedenlere imrenirler
Heves ve heva için sınırsız heyecan yaşamak için gün beklerler
Yiğit, ahdin ve hilkatin idrakiyle ceht eden, Ahsen’i takvim üzere sadakat gösterenlerdir
Yetti artık salınan korkular,
Kursaklarda kalan umutlar,
Hayata hep yabancı bakışlar,
Korkuya salan çok yakarışlar.
Hayat, memadın denkliğini,
Giderken hicranımla elemlere yarar diye
Demledim sineyi hazanımı ölüm ki kime
Açtım işte gönlümden süzülen bir nefese
Duyulmayan sesime anlaşılmayan halime
Ne günahlar ki ya Rab bir nasip etmezsin
Yıllarca kapında bekliyorum
Arzı edep ederek hal ikliminde eriyip tükeniyorum
Kalbi fakirliğim sebebiyle kimseye derdimin derinliğini zikretmiyor inliyorum
Derdin sahibine iltica ediyorum
Kudretin asıl sahibiyle hallenip hicranı anıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!