Ölüm artık yaklaştı
Seninle gelen güzellik
Beni biraz daha yaşatırmı
Benim bu hastalığıma caremi var
Seninle beraber dolaştığımız
Acının feryadını gördünmü
Yüreğinin sızladığını bildinmi
Kalbinin zayıfladığını hissettinmi
Bir garip gördüğünde üzüldünmü
Bir kuzunun melediğini
Çöllerde yürürken batıp çıkan ayaklarım
Bilmem daha ne kadar dayanaçak
Çöl fırtınasında saçlarım savrulurken
Yüzümdeki akan terim ne zaman duraçak
Ufukta gözlerimle, gördüğüm serap pınarları
Benim günahım yok diyen
Bana yalan söyler
Eğer sen unuttuysan günahını
Bedenini sırat yok eyler
Kişi hakkı bilmesi gerekir
Ne güneşin doğduğunu kendimde
Nede güneşin battığını kalbimde
Rüzgarın esintisi kalbimde
Hissetmezdim garip gönlümde
Göremem ben yolumu
Bu şehirde yaşıyan insanlar
Sabahleyin sokaklara çıkmışlar
Bazıları işlerine yetişmek için koştururken
Bazıları bir köşede simit satıyor
Caddeden geçen trafik gittikce çoğalıp
sıklaştığını görüyorum
Bir dik yamacı aşarsan
Karşına çıkar bir başka yamaç
Sanmaki aşamazsın bunuda
Sende bu yürek varken
Göz yaşını siliyorsam
Ne arar ne sorarsın
Yanlız kalır anlarsın
Bilinmez bir haldesin
Yorgun düştün anlarsın
Geçmişten ne anlarsın
İlk bahar gelmiş her yer yeşermiş
İki genç bir olup o ağacın yanına gelmiş
Dertli dertliyi dinlemiş dertsiz dertsizi
Kapılar açılmamış iki gence ömür boyu
Buluştukları ağaç kurumuş çürümüş
Seni düşünüyorum
Eski defterlerin arasında
Sayfaların içindeki güllerde
Hala renkleri solmamış güllerde
Çevirdiğim her yaprakta




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!