Taşına yazarlarken ölmüşün ömrünü,
Sormazlar mı doğmuş, batmış ilk ve son gününü?
Gafil kalır can taşırken çoğu ahmak ölümlü;
Dağ tepesinden bakıyorum da ışıldayan şu şehre,
İçinde titreşip oynaşırken binlerce ışıklı ırmak ve şelale,
Ne hoş geliyor onu yükseklerden temaşa eden göze.
Bilmem başka bahar var mı seni sevmeye yar?
Öyle sarıl ki, ömre bedel olsun seninle bana sonbahar.
Doğduk bilmeden hükm-i ezel ile: “Kün fe yekün.”
Öleceğiz bilmeden ölümü, “Öl!” dendiği gün.
Kader, kula ne dün ayandı ne de bugün.
Dağın ihtişamı taşar, tepeden engine sel olur.
İhtişamı arayana misallerden bir misal budur.
İhtişamın sahibi lütfetmişse zerresinden dağa, taşa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!