bacadan içeriye
karanlığın içine doğru
düşümde, hayalimde içime doğru
bir avuç ışık huzmesi serpiliverdi.
minareden aşağı süzülen
bir grup ehil güvercin gibi
en öksüz yalnızlığın kıyısında buldum kendimi
her geçen günün akşamında biraz daha yaklaşarak
tam da kalabalıklara karışmış koşarken
çevremde beni kutsayan dostlarım varken
ellerimden tutmuş çocuklarım eşim ailem arkadaşlarım varken
tüm kalabalığı ile en kutsanmış şehir varken
ömürleri
biliyorum saniyelikti
ığdır ovasında iki çiğ tanesiydik
şafaktan hemen önceydi
akşam yükseldikleri gökten indiler
güneş karşıki dağın yamacından tırmanıp göğü yaktı
yuvasında kuşlar, kayalıklarda ceylanlar gözlerini havaya dikti
gecenin ayazında katı kesilmiş yanları usulca kımıldadı
eşsiz bir andır dönüp baksan çok eskide kalacaktır
bütün güzel geçmiş zamanlar gibi
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!