Üç ay öncesine kadar
Çarşıya çıkmaktan korkmazdık!
Sokağa çıkma yasağı nedir bilmez
Kuru gıda stoku yapmazdık!
Mesela eldiven takmazdık!
Havayı direk koklardık!
Dedelerin yüzünden nur akardı,
Nenelerin sözünden nur akardı,
Hava başka, güller başka kokardı,
Neden niçin özlemeyim geçmişi?
Sebze meyve eski tattan habersiz,
Bu gün hastaneye gittim,
Nedir bu kadar hastalık!
Mahşer yeri! Hayret ettim,
Nedir bu kadar hastalık?
Ona, buna, eşe, dosta,
Bazısı diyor algısal,
Kimisi diyor kurgusal,
Kimi der hikaye masal,
Nedir hocam metaverse!
Bu nasıl bir sanal evren,
Gözü yok idi bu pisin,
Ne ezanda ne salada,
Din düşmanı şu habisin
Ne işi var musallada!
Bu bir dini vecibedir,
Dört mevsim üç öğün başım ağrıyor,
Deyiverin a dostlar, ne olmuş bana?
Ağzımda hiç kalmasa da dişim ağrıyor,
Deyiverin a dostlar, ne olmuş bana?
Yürüyen bir mevtaya benziyor dirim,
Dört mevsim üç öğün başım ağrıyor,
Deyiverin a dostlar, ne olmuş bana?
Ağzımda hiç kalmasa da dişim ağrıyor,
Deyiverin a dostlar, ne olmuş bana?
Yürüyen bir mevtaya benziyor dirim,
Zeytindağı, Zeytindağı!
Zeytindağı, zeytindağı,
Sen bâri tut şu manyağı!
Baykuş viran etti bağı,
Ne olur tut, şu manyağı!
Ah nerde o eski hırsızlar…
Eskiden hırsızlar,
gece karanlıkta,
ahıra dalarlardı
bir koyun çalarlardı,
Nefes aldığına şükret!
Dangadak öyle söyleme,
İnsan olduğuna şükret!
Neye şükredeyim deme!
Zırıl zırıl ağlak idin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!